3 Nisan 2015 Cuma

“bana da yer açın”


“Çocuğum beni hiç dinlemiyor, onunla bir restorana yemek yemeye gitmeye korkuyorum” cümlesiyle sarsıldım geçen gün. Durumdan yakınan anne çocuğunun kesinlikle onu dinlemediğinden, hiç yerinde durmadığından ve bu yüzden çok zor durumlarda kaldığından yakındı. Gerçekten de zor bir durum. İlk sorduğum soru “peki kreşte nasıl” oldu. Çünkü annenin beklediği ve istediği hiperaktivite tanısı alarak ilaç tedavisine başlamaktı. Bu konuya ayrıca uzun uzun değinmek gerekir o yüzden burayı kısaca atlıyorum şimdilik; hiperaktivite bir rahatsızlık türüdür, bir yaramazlık türü değilAnnesi çocuğunun kreşte bir sıkıntısı olmadığını ve kurallara uyduğunu ifade etti. Peki burada sorun ne?


Benim problem kabul edilen davranışlara karşı bakış açım, çocuğun bize anlatmak istediği bir şeyler var olur her zaman. Eğer bir çocuk problem davranışlar sergiliyorsa aslında bu bir “bana yardım edin, bir problemim var” çığlığıdır. Bu noktada atılan çığlığı duyabilmek ve ona yardımcı olabilmek, “ne yaramaz bir çocuk” etiketinden çok daha işe yarar bir yaklaşımdır.
Bir çocuktan “anne beni yeterince dinlemiyorsun, koyduğun bu sınır benim doğama aykırı, seninle iletişim kurmak istiyorum” gibi cümleler duymanız çok zordur. Bu hislerini size yaramazlık gibi gelen bazı ikazlarla anlatma yoluna gidiyor olabilirler. Bu ikazları dikkate almak sizin elinizde.
Yaşadığımız dönem maalesef anne-babaların çocuklarından “korktukları” bir dönem haline gelmeye başladı. Çocuğuyla vakit geçirmekten korkan, onu yetişkinlerin yoğunlukta olduğu yerlere götürmekten çekinen, kurallarını çocuğa açıklayamayan ve dolayısıyla çocuğun kuralları yıktığı bir yığın aile mevcut günümüzde. Burada ilk dikkat edilmesi gereken kurallar kavramıdır. Kurallarımızın kaçı gerçekçi ve çocuğumuzun doğasına uygun önce bunu bir düşünmeliyiz. Siz 3 yaşındaki bir çocuğu iki saatlik bir seminere götürür ve ondan oturmasını beklerseniz bu kuralınız çok da gerçekçi olmayacaktır. Ya da evde koyduğunuz kurallarınız onun hayatınızda bir yere sahip olmasından çok sizin hayatınıza ayak uydurması yönünde kurallarsa burada da sıkıntılar yaşanacaktır. Fakat bu noktada her evin, her insanın, her ailenin kendi dinamiği ve doğası olduğunu kabul etmek çok önemlidir. Bu nedenle şu kuralı şu şekilde uygulayın demenin ne kadar yanlış olduğunu biliyorum.

Tek söyleyebileceğim evinize dahil olan, hayatınıza dahil olan çocuğunuzla birlikte gerek kendi kurallarınızı esneterek, gerek evinizin yapısını değiştirerek ona bu hayatta ve bu evde bir yere sahip olduğunu hissettirebilmenizdir. İhtiyaçları olan tek şey sizin hayatınızda yeri olduğunu bilmek ve bu koca dünyada sahip olduğu yerin bazı kuralları olduğunu benimseyebilmektir. Bu konuda biz yetişkinler onlara sadece destek olmalıyız. Ve unutmadan çocuklar düzeni severler, onlara düzenli ve kurallı bir hayat sunmak (katı bir disiplinden bahsetmiyorum) ihtiyaç duydukları bir unsurdur. Unutmayın ki siz onların dünyasındaki en değerli varlıklarsınız ve sizin dünyanızda yer edinebilmek onlar için çok önemli! Haydi biraz kenara kayın sadece ve onlara da dünyanızda yer açın; kurallar, düzen, disiplin sizin bu bakış açınızı takip edecektir…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder